Gündelik hayattaki satış, kira, hizmet ve borç ilişkilerinin büyük bölümü Türk Borçlar Kanunu’na tabidir. Bir sözleşmenin baştan doğru kurulması, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların çoğunu önler; uyuşmazlık çıktığında ise ihtar, delil ve zamanaşımı süreleri belirleyici olur.
Büromuz bireylere ve işletmelere sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi, alacakların takibi ve tazminat talepleri konusunda destek verir.
Destek verdiğimiz konular
Sözleşme hazırlama ve inceleme
Satış, hizmet, eser, kira, danışmanlık ve gizlilik sözleşmelerinin taraf çıkarlarını koruyacak şekilde hazırlanması ve imza öncesi incelenmesi.
Alacak davaları
Ödenmeyen bedel, borç para ve hizmet ücreti gibi alacakların ihtar, takip ya da dava yoluyla istenmesi.
Sözleşmeye aykırılık ve temerrüt
Borcun hiç ya da zamanında ifa edilmemesi hâlinde ifa, gecikme tazminatı, sözleşmeden dönme ve cezai şart talepleri.
Kefalet
Kefalet sözleşmesinin şekil şartlarının incelenmesi; kefilin sorumluluk sınırları ve ödeme sonrası rücu hakları.
Haksız fiil ve tazminat
Başkasının hukuka aykırı ve kusurlu davranışıyla uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini.
Sebepsiz zenginleşme
Yanlış hesaba gönderilen para ya da geçersiz bir sözleşmeye dayanan ödemelerin geri istenmesi.
Süreç nasıl ilerler?
Belgelerin incelenmesi
Borcun kaynağı, vadesi ve tarafların yükümlülükleri sözleşme ve yazışmalarla ortaya konur.
İhtar
Borçlu, noter aracılığıyla ya da ispatlanabilir başka bir yolla temerrüde düşürülür; bu adım faiz ve tazminat talepleri için çoğu zaman gereklidir.
Uzlaşma ya da arabuluculuk
Ticari uyuşmazlıklarda ve bazı alacaklarda dava öncesi arabuluculuk zorunludur; diğer hâllerde de uzlaşma seçeneği değerlendirilir.
İcra takibi ya da dava
Alacak belgeye dayanıyorsa icra takibi; tartışmalıysa alacak ya da tespit davası yoluna gidilir.
Bilinmesi gereken süreler
| Konu | Süre | Ne zaman başlar? |
|---|---|---|
| Genel zamanaşımı | 10 yıl | Alacağın muaccel olduğu tarihten (TBK m. 146) |
| Kira bedeli, faiz, vekâlet ve eser sözleşmesi alacakları | 5 yıl | Alacağın muaccel olduğu tarihten (TBK m. 147) |
| Haksız fiilden doğan tazminat | 2 yıl / 10 yıl | Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden 2 yıl; her hâlde fiilden itibaren 10 yıl |
| Sebepsiz zenginleşme | 2 yıl / 10 yıl | Geri isteme hakkının öğrenilmesinden 2 yıl; her hâlde zenginleşmeden itibaren 10 yıl |
| Satılandaki ayıp nedeniyle dava | 2 yıl | Teslimden itibaren (ayıp sonradan ortaya çıksa bile; hile hâli hariç) |
Tablodaki süreler genel kurallara göre hazırlanmıştır. Sürenin başlangıcı ve hesaplanması somut olaya göre değişebileceğinden, süre sonuna bırakmadan bir avukata danışmanız önerilir.
Görüşmeye gelirken
Aşağıdaki belgelerden elinizde olanları görüşmeye getirmeniz, ilk değerlendirmenin daha hızlı ve isabetli yapılmasını sağlar. Hepsinin eksiksiz olması gerekmez.
- Sözleşme, sipariş ve teklif yazıları
- Fatura, irsaliye, dekont ve makbuzlar
- E-posta, mesaj ve yazışma kayıtları
- Varsa ihtarname ve tebliğ belgesi
- Senet, çek ya da borç belgesi
- Tanık olabilecek kişilerin bilgileri
Borçlar Hukuku hakkında sık sorulan sorular
Yazılı sözleşme yoksa alacağımı ispatlayabilir miyim?
Kanun bazı sözleşmeler dışında yazılı şekil şartı aramaz; ancak ispat kuralları önemlidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre belirli bir parasal sınırı aşan alacaklar kural olarak senetle ispat edilir. Banka dekontu, e-posta ya da mesaj gibi belgeler “delil başlangıcı” sayılabilir ve tanıkla desteklenebilir. Bu nedenle ödeme ve yazışma kayıtlarını saklamak önemlidir.
İhtarname çekmek zorunlu mu?
Her durumda zorunlu değildir; ancak belirli bir vade kararlaştırılmamış borçlarda borçlunun temerrüde düşmesi için ihtar gerekir. Temerrüt faizi, gecikme tazminatı ve sözleşmeden dönme gibi haklar çoğu zaman ihtarla başlar. İhtarnamenin noter aracılığıyla gönderilmesi ispatı kolaylaştırır.
Kefil olduğum borçtan ne kadar sorumluyum?
Kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı yapılması; kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefalet ise bunun kefilin el yazısıyla belirtilmesi gerekir. Evli kişilerin kefaletinde kural olarak eşin yazılı rızası aranır. Kefil, sözleşmede yazan azami miktarla sınırlı olarak sorumludur.
Sözleşmedeki cezai şart çok yüksekse ne olur?
Hâkim, aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indirebilir (TBK m. 182). Ancak tacirler arasında kararlaştırılan cezai şartlarda Türk Ticaret Kanunu gereği bu indirim talep edilemez.


